Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Kısa yazılar, Şehir ve ben...

Sahaflar…

Sahafa gitmeyi seviyorum. Oradaki okunmuş kitap kokusu insanın içine işliyor. Kitapları geri dönüştürüp tekrar kullanıma sokmanın merkezidir sahaflar. Bu açıdan çok önemli bir görevi yerine getirirler.

Her türlü kitabı bulabilirsiniz sahaf raflarını karıştırırken, Macera, gerilim, aşk romanları, şiir kitapları, bir zamanların bestselleri, hepsi bir arada bulunurlar.

Genelde sahaf çarşıları şehirlerin en kalabalık, en cafcaflı semtlerinde olurlar. Ankara’da Kızılay’dadır. Bursa’da Heykel’de…

Sahafa gitmek insana huzur verir, dinlendirir. Ben sahafları severim.

Reklamlar
Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Bir Kasım gecesinden merhaba…

Bugün biraz dolaştım. Demet’e gidip öteberi aldım. Ankara’nın çok sevdiğim soğuğunu içime çektim. Çok hoştur Ankara çok severim.

Ayrıca Notos dergisine üye oldum. İlk dergim haftaya geliyor…

Zaten halihazırda Ot, Kafkaokur, AltZine okuyorum. Şimdi bir de notos ekledim. Ama iyi yaptım. Çünkü Notos’a ilerde yazı göndermeyi hedefliyorum.

Kendime koyacağım hedef Notos’ta yazı yayınlatabilmek olacak.

Belki bir gün başarırım. Ne dersiniz?

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Stephen King- Yazma Sanatı

yazma-sanati-m

Stephen King’in yazma sanatı kitabını buldum ve okudum. Yazarın kendi hikayesini anlattığı, yazma sanatı üzerine -tekniklere bürümeden- çeşitli fikirler paylaştığı güzel ve yararlı bir kitap.

Kitap sayesinde Stephen King’in nasıl Stephen King olduğunu anlıyorsunuz.

Bu kitap yazarların kendi sanatları üzerin yazmış olduğu benim okuduğum üçüncü kitap. Bunun dışında Zülfü Livaneli’nin Edebiyat Mutluluktur ve Orhan Pamuk’un Öteki Renkler kitaplarını okumuştum. O kitaplarla beraber bu kitabı herkese tavsiye ederim. Özellikle yazmaya heveslenenlere…

Yazı kategorisi: Genel

Yine aylardan Kasım…

Kasım’ın renklerini ve artık hissettirmeye başladığı soğuğuyla Ankara sonbaharını seviyorum.

Sonbahar’da yapmayı en çok sevdiğim şey evimde okumak ve yazmak.

Yine aylardan Kasım, sende kaldı bak bir yarım diye şarkı bile var.

Evet Kasım’dayız. Her yer sarı yapraklarla kaplanıyor. Sonbaharın son demlerini yaşıyoruz tüm güzelliğiyle…

Yazı kategorisi: Genel, Kısa yazılar

Akvaryum

Akvaryum mutfağın baş köşesinde durur. İçerisinde japon balıklarım. Ben en çok Portakal’ı severim. Parlak pulları, portakal rengi, canlı bakan gözleriyle çok güzel bir balıktır.

Balıklar akvaryumun içinde bir öteye bir beriye bütün gün dolaşır durur. Ben bu esnada mutfak masasında çalışır, yer içer ve mutfakta vakit geçiririm.

Akvaryuma bakmak insanı rahatlatır ve hoş bir duygu verir. İyi ki akvaryumum var.

Yazı kategorisi: Kitap

Yazma Sanatı

Stephen King’in Yazma Sanatı kitabı tükenmiş malesef kitapyurdu’da yok. Başka yerleri de aradım yok.

Bu kitabı mutlaka okumalıyım.

Yazı kategorisi: Genel, Şehir ve ben...

Vee Ekim’deyiz…

Vee Ekim ayına girdik. Artık sonbahar günden güne kendisini daha bir hissettirecek. Ekim’de Ankara’yı severim. Sonbaharda bu güzel kenti sevmemek mümkün mü? İp gibi uzayan bulvarlardaki ağaçlar yavaş yavaş sararcak ve yapraklarını dökecekler. Sarı ile kırmızının tonları yeniden caddelere hakim olacak. Ve sonbaharda bu güzel şehirde yepyeni aşklar yaşanacak..

Seni seviyorum Ankara…

 

01-10-2018

Ankara…

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Kızılay’a yolculuk. Adilhan ve yeni kitaplarım

Adilhan’dan yepyeni eski kitaplar aldım yine..
Kızılay’a metro ile gittim. Uzun zamandır gitmiyordum metro ile. Yeni trenler başlamış. Eskilerden daha modernler.
Kızılay’da önce çanta tamircisi mehmet ustayı buldum. Okula kullandığım bond çantanın tamiri için.
Sonra Necatibey’deki her zamanki mağazadan yeni öğretim yılı için kıyafet alış verişi yaptım.
Sonra biraz Sakarya’da dolaştım boş boş. Adilhan’a gittim. Dükkanlarda kitap karıştırırken zaman da su gibi aktı. Kendime yeni kitaplar aldım.
Sonra paçası yapılan kotumu izmir caddesinden alıp orada bir yerde bir de öğle yemeği yedim. Her şeyin en güzeli Ankara’da yenir efendim. Sonra 220 numaralı halk otobüsüne binip evime geldim. İşte Ankara’nın Kızılay’ında bir günüm böyle geçti efendim.
Bu hafta kampa gidemedim ama iyi iş hallettim efendim.