Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Kısa yazılar

Okuma hayatımda yenilikler…

Evet. Erdek Cumhuriyet Kamp’tayım. Kampta iki kitap bitirdim. Birisi Paulo Coelho Portobello Cadısı. Diğeri İse Orhan Pamuk Beyaz Kale romanları. (Ayrıntılı incelemeleri www.pirikamp.com da görebilirsiniz)

Okumayı yeniden keşfettiğimden beri epey kitap okudum. Okumalarım daha çok ünlü romancılar olmakla birlikte çeşitli kaynaklardan rastlaşarak (Örneğin edebiyat dergilerinden) okuduklarım da oldu.

Artık iki kitap aynı anda okumaya da başladım. Böylelikle bir kitaptan sıkıldığımda ikinci kitabın kaldığı yerden konusuna devam ederek daha çok okuma yapabiliyorum.

Ben bir yolculuğa çıktım ve bu yolculuğa çıkarken yanıma kitaplar aldım. Edebiyat dergilerini ise boyutları nedeniyle evde bıraktım. Eğer evde olsam edebiyat dergileri de okuyacaktım.

Okumalarım konusunda şunu düşünüyorum. Benim bir bavulum var ve güzel şeyler okuyarak bu bavulu dolduruyorum. Bir gün gelecek bu bavulumdaki şeyleri kullanarak ben de üreteceğim. Temel olarak bunu düşünüyordum.

Ama okudukça edebiyat dünyasının ne kadar engin bir deniz olduğu önümde beliriyor. Ve Yazma eyleminin sırf öyle esin gelerek bir anda gerçekleşebilecek bir eylem olmadığını. Bir kitap için sayısız kitaplar okunduğunu, araştırmalar yapıldığını ve romanları yazma aşamasının yıllar sürebildiğini, bunun öncesinde araştırmaların da yıllar sürebildiğini; Dahası yazma konusunun teknikleri konusunda engin bir birikim gerektiği gibi, yazan insanların Dünya edebiyatı konusunda da çok derin bir birikimleri olduğunu görüyorum.

İşte bu nedenle kendime olan güvenim ve inancım zorlanıyor açıkçası. Yine de ben yolun sonunu görmek istediğimden bildiğim yolda yürümeye devam edeceğim. Bir yazar olamazsam çok iyi bir okur olmak isterim. Ne de olsa bunu seviyorum.

Reklamlar
Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Edebiyatla dolu bir bayram.

Bir bayram Edebiyatla geçiyor. Bu bayram Oğuz Atay okuyoruz. İlginç bir kitap 150 sayfa okudum. Umarım bitirebilirim. Kitabın tamamı 720 sayfa. Umarım bütün yaz Oğuz Atay okuyarak geçmez. Neyse kalın sağlıcakla…

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Adilhan’a bir yolculuk… (Kızılay)

Evet bugün okul çıkışı Kızılay’a Adilhan sahaflar çarşısına gittim. Kendime yepyeni okumalıklar edindim. Kitaplarımın okunmuş kitap olmasını çok seviyorum. Hele sahibince ismi yazılmışsa o bana daha da hoş geliyor. Hemen ben de kendi ismimi altına bir yere yazıyorum. Daha öncekini karalamadan ve kirletmeden. İşte böyle bir Kızılay gezisi daha bize yeni okumalıklar kazandırarak son buluyor.

Bu blogu takip eden tüm takipçilere selamlarımı gönderiyorum.

Kalın sağlıcakla…

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Okuyuculuğa devam…

Son bir yılda tekrar okumaya başladım ve elimde artık mutlaka okuduğum bir kitabım var.

Ancak yine de iki tane blog sahibi olmama rağmen yazarlık-okurluk dengesinde hala önemli ölçüde okurum.

Evimde defterler hazırda bekliyor ama ben bunlara -günler, haftalar, aylar geçmesine rağmen hiçbir hikaye kaydedemiyorum. Çünkü aklıma bir hikaye gelmiyor.

Korkarım hiçbir zaman yazamayacağım. Ama olsun Edebiyatın okurluk kısmında yer almak da güzel.

En son Orhan Kemal’in 1960’ta yazdığı Dünya Evi Romanına başladım. Yazarın ta 58 yıl önce ortalama insan hayatına bakışını irdeledim.

Bence okumak büyük keyif ne olursa olsun. İnsanların çok çabuk parlayıp söndüğü bu gökyüzünde, edebiyat çorbasının içinde benim de bir gün tuzum bulunur mu? Bilemiyorum. Ama ben bir okurum. Umarım okuya okuya bir gün yazılıyordur da…

20180519_222802.jpg

Son okuduğum romansa bir Livaneli romanıydı yine… Kardeşimin hikayesi. İlginç bir sonu olan ilginç bir roman. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Bunun dışında yine Kitapyurdu’ya girip kendime bir sürü kitap aldım. Kitaplarım kargoda geliyor…

Şimdilik bu kadar herkese selamlar olsun…

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Yazı…

Bu yazıya Yazı diye başlık attım çünkü ne yazacağımı bilmiyorum.

Mudanya’da küçük bir karavandayım. Güneş gittiği için kısıtlı elektrikle kampdışı konaklıyorum. Mudanya yaz ve kış rahatlıkla kampdışı deneyimi yaşanabilecek bir yer. Öncelikle mudanya çok güzel ve tarihi çok hoş evleri var. Aslında bu yazıda Mudanya’dan bahsetmek istemiyorum.

İçimden bir yazı yazmak geçti ve ben de bu yazıyı yazıyorum. Ben bir yaratıcı yazar olmayı çok istiyorum. Yani kurgusal birtakım şeyler yazabilmeyi. Ama buna yeterince yeteneğim yok sanırım. Yoksa var mı? Bilemiyorum.

Aslında hayatımı yazarak kazanabilmeyi çok isterdim. Ama bir okuyucu olarak yeterli bir okuma yapabilip yapamadığımı bilmiyorum.

Aslında Küçük yaşlardan beri iyi okurum. Ortaokuldaki Türkçe öğretmenim Şehnaz Hanım’ın kulakları çınlasın. Kitapları sevmemin ve okul başarımın artmasının sebebidir. Bu okul başarısının artması belki de bana Yazarlık gibi olmasa da yine Zihin Gücümle çalıştığım Öğretmenlik mesleğinin kapılarını açmıştır.

Yani küçük yaşlarda okumaya başlamam sayesinde ilerleyen yıllarda başarılı oldum. Oysa ilkokulda çok başarılı değildim. Lisede ve Üniversite’de de çok okudum. Ve üniversiteden sonra tek evliliğimi yaptım. Ve kitap okumayı bıraktım. Bütün kütüphanemi eski karımın kitapları silmesi zor oluyor diye sahaflara sattım. Şimdilerde yeniden okumaya dönüyor, okuma hobimle tekrar buluşuyorum.

Şimdilerde yeni bir merakım da yazmak. İşte bu yüzden canım yazmak istedi diye size yazı adlı bu yazıyı yazıyorum. Biraz kitap okuma zevkimden bahsettim sizlere. Ama diğer zevkim elbette yazmak. Yazmak konsunda yeterli veya yetersiz olabilirim. Aslında bu konuda kendimi tartamıyorum bile. Neyse ben yazmayı da okumayı da seviyorum.

Eğer ki bu blogun bir takipçisiyseniz bilin ki bu blogda sizlerle buluşmak çok zevkli. Şimdi bu yazıyı bitiriyorum ve artık yine okuma hobime dönüyorum.

İyi günler…

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Yeni okumalıklar eve geldi…

Yeni okumalıklar edinmeye Kızılay sahaflar çarşısı’na gittim.

Vee yeni okumalıklar edindim. Çok keyifli bir geziydi. Yeni dergilerimi de aldım. Ocak sayıları Ot ve Kafkaokur dergileri.

Ot dergisinden çıkan Nazım posterimi de evimin güzel bir köşesine astım.

Edebiyata bu kadar yakın olmayı seviyorum.

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Yazılar

Kızılay’a gidiş öncesi…

Kızılay’a Gidiş Öncesi…

Yine yazı masamın başına geçtim ve aldım kalemi elime…

Bugün ne yazsam diye düşünürken aklıma yarın yapacağım Kızılay ziyareti geldi. Yarın Kızılay’a mis gibi kitap kokulu Kitapçılar (Sahaflar) Çarşısı’na gideceğim.

Bugünden yarın arayacağım kitapları bir liste yapayım diyorum. Çünkü her zaman Kızılay’a inmiyorum.

Bu sefer özellikle roman türleri yanısıra, biraz Oğuz ATAY şiirleri, Biraz Nazım şiirleri alayım. Edebiyatla zenginleştirmeye çalıştığım dünyama yeni bir kapı açayım diyorum. Ayrıca Kafkaour ve OT dergileri de alacağım ki bunlarda da hoş şiirler var.

İşte böyle benim iki tür besinim var. Biri normal yemek içmekle alınan besinler, Diğeri edebiyat eserlerinin sayfalarında ruhuma çektiğim ziyafetler.

Bu ikinci tür ziyafetler olmasa, dünyam bitkisel bir dünya olacak. Hep aynı şeyleri yapageldiğim tekdüze bir dünyada kalacağım. O yüzden Kitaplar benim için çok önemli.

Neyse bakalım, yarınki sahaflar ziyaretinde biraz da neye niyet, neye kısmet durumları gerçekleşecek. Zaten Sahafları böylesine sevişimin bir nedeni de bu.

Kalın sağlıcakla…

02.01.2018

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Yeni kitaplarım geldi…

Yeni sipariş verdiğim kitaplarım kargodan geldi. Baya bir okunmamış kitabım oldu.

Yeni oluşan kütüphanemin son durumları. Okunmuşlar ve okuma sırasındakiler birarada.

Bu arada tıpkı eski günlerdeki gibi okuma ediminden büyük bir keyif alıyorum. Edebi dünyada çıktığım düşünsel maceralar mı yoksa gerçek dünyadaki gezilerim mi bana daha çok keyif veriyor inanın bilemiyorum artık.

Yukarda okuma köşemden bir fotoğraf.

Kitap denen şeyin benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Seviyorum okumayı. Gençlik zamanlarındaki kütüphanelerimi sahafa satmış birisi olarak yeniden oluşan kütüphanemden büyük bir keyif alıyorum.

İşte böyle… Soğuk Ankara geceleri evde kitap okumakla geçer.