Yazı kategorisi: Genel, Kısa yazılar, Şehir ve ben...

Aralık’ın gelişi…

Merhaba,

Bu aralar pek bloguma yazamadım. Artık kışa dönen sonbaharın renkleri bizi yavaş yavaş terk edecekken, ben evimde okumalarıma devam ediyorum.

Salman Kahn’ın Dünya Okulu kitabını ve Oğuz Atay’dan Tehlikeli Oyunlar’ı birtirdim. Daha doğrusu Tehlikeli Oyunlar’ı 200 sayfa okumuşken hızlı bitirmeye tabii tuttum. Yani bir yerde yarıda bıraktım da denebilir. Çok sıkıcıydı. Yazar ortalama aydın insanın iç sıkıntılarını irdeliyor. Olay örgüsü çok geri planda. Ön planda ise daha çok karakterler ve iç sorunları var.

Okuma konusu dışında, Arabam Güçlü’nün trafik muayenesi zamanı geldi ve onu yaptırdık. Tabii bir seferde geçmedi. Ön fren hortumları yıprandığından Sanayi’ye götürüp ön fren hortumlarını değiştirdik. Sonra tekrar muayeneye girdik. Ve bu sefer geçti.

Evet Aralık da bu arada geldi. Yılın son ayı ile birlikte artık soğukları da bekliyoruz. Özellikle Ankara’nın bir gelin gibi beyazlara bürünmesini heyecanla bekliyorum. Umarım bu sene kar yağar.

Yeni bir aya girdiğimizde en büyük değişiklik dergilerde yaşanıyor. Okunup yerlerine kaldırılmış eski ayın sayıları yerine, yepyeni dergiler, yeni kapak konuları, yeni yazılar, yeni ilüsterasyonlar, yeni karikatürlerle düşünce dünyamız yepyeni bir heyecana bürünüyor.

Ben en çok bu aylarda evimi seviyorum. Sitenin iç yollarından birine bakan camının önündeki büyük ceviz ağacı kumru kuşlarına ev sahipliği yapıyor. Balkonumdan görülen manzara dört mevsim yeşil ağırlıklı.

Ankara’yı ve bu şehirde yaşamayı seviyorum.

Reklamlar
Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Kısa yazılar, Şehir ve ben...

Sahaflar…

Sahafa gitmeyi seviyorum. Oradaki okunmuş kitap kokusu insanın içine işliyor. Kitapları geri dönüştürüp tekrar kullanıma sokmanın merkezidir sahaflar. Bu açıdan çok önemli bir görevi yerine getirirler.

Her türlü kitabı bulabilirsiniz sahaf raflarını karıştırırken, Macera, gerilim, aşk romanları, şiir kitapları, bir zamanların bestselleri, hepsi bir arada bulunurlar.

Genelde sahaf çarşıları şehirlerin en kalabalık, en cafcaflı semtlerinde olurlar. Ankara’da Kızılay’dadır. Bursa’da Heykel’de…

Sahafa gitmek insana huzur verir, dinlendirir. Ben sahafları severim.

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Bir Kasım gecesinden merhaba…

Bugün biraz dolaştım. Demet’e gidip öteberi aldım. Ankara’nın çok sevdiğim soğuğunu içime çektim. Çok hoştur Ankara çok severim.

Ayrıca Notos dergisine üye oldum. İlk dergim haftaya geliyor…

Zaten halihazırda Ot, Kafkaokur, AltZine okuyorum. Şimdi bir de notos ekledim. Ama iyi yaptım. Çünkü Notos’a ilerde yazı göndermeyi hedefliyorum.

Kendime koyacağım hedef Notos’ta yazı yayınlatabilmek olacak.

Belki bir gün başarırım. Ne dersiniz?

Yazı kategorisi: Genel, Şehir ve ben...

Vee Ekim’deyiz…

Vee Ekim ayına girdik. Artık sonbahar günden güne kendisini daha bir hissettirecek. Ekim’de Ankara’yı severim. Sonbaharda bu güzel kenti sevmemek mümkün mü? İp gibi uzayan bulvarlardaki ağaçlar yavaş yavaş sararcak ve yapraklarını dökecekler. Sarı ile kırmızının tonları yeniden caddelere hakim olacak. Ve sonbaharda bu güzel şehirde yepyeni aşklar yaşanacak..

Seni seviyorum Ankara…

 

01-10-2018

Ankara…

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Kızılay’a yolculuk. Adilhan ve yeni kitaplarım

Adilhan’dan yepyeni eski kitaplar aldım yine..
Kızılay’a metro ile gittim. Uzun zamandır gitmiyordum metro ile. Yeni trenler başlamış. Eskilerden daha modernler.
Kızılay’da önce çanta tamircisi mehmet ustayı buldum. Okula kullandığım bond çantanın tamiri için.
Sonra Necatibey’deki her zamanki mağazadan yeni öğretim yılı için kıyafet alış verişi yaptım.
Sonra biraz Sakarya’da dolaştım boş boş. Adilhan’a gittim. Dükkanlarda kitap karıştırırken zaman da su gibi aktı. Kendime yeni kitaplar aldım.
Sonra paçası yapılan kotumu izmir caddesinden alıp orada bir yerde bir de öğle yemeği yedim. Her şeyin en güzeli Ankara’da yenir efendim. Sonra 220 numaralı halk otobüsüne binip evime geldim. İşte Ankara’nın Kızılay’ında bir günüm böyle geçti efendim.
Bu hafta kampa gidemedim ama iyi iş hallettim efendim.

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Adilhan’a bir yolculuk… (Kızılay)

Evet bugün okul çıkışı Kızılay’a Adilhan sahaflar çarşısına gittim. Kendime yepyeni okumalıklar edindim. Kitaplarımın okunmuş kitap olmasını çok seviyorum. Hele sahibince ismi yazılmışsa o bana daha da hoş geliyor. Hemen ben de kendi ismimi altına bir yere yazıyorum. Daha öncekini karalamadan ve kirletmeden. İşte böyle bir Kızılay gezisi daha bize yeni okumalıklar kazandırarak son buluyor.

Bu blogu takip eden tüm takipçilere selamlarımı gönderiyorum.

Kalın sağlıcakla…

Yazı kategorisi: Genel, Şehir ve ben...

Bir dönem daha bitti…

Bugün bir eğitim öğretim yılını daha bitirdik. Öğrencilere karnelerini verip gönderdik. Biz Temmuz’a kadar okula devam edeceğiz her zamanki gibi.

Bu yaz karavanım Piri ile yollarda, kamplarda ve yaylalarda olmak istiyoruz.

Karavancılığın olduğu gibi edebiyatın da dibine vuracağız inşallah.

Şimdiden yollarda ve kamplarda olanlara Ankara’mızdan selamlar olsun…