Yazı kategorisi: Öyküler..., Genel, Yazılar

Ben Mardinliyem… (Öykü)

Ben Mardinliyem.

Ben Mardinliyem diyordu çocuk.

Turistlere yer gösterip bu işten günlük iyi bir harçlık kazanıyordu.

Yine Mardin’de turist avına çıkmıştı.

Birinin yanına geldi mi onu kolay kolay bırakmaz,

Kene gibi yapışırdı. En son okula aylar önce gitmişti. Okumak ona göre değildi. O sokaklardan çıkarıyordu kazancını.

-Ben Mardinliyem, Mardinliyem.

Evde anası ve iki de kuması vardı. Toplam 8 kardeştiler. Babası hangi birini okutsundu. Bazen sabahları okulun yanından geçer ordaki Ayşe’yi arardı gözleri. Bir alt sınıftaki bu çakır gözlü kız gönlünde yer etmişti. Okula bakıp iç geçirmeleri hep ondandı.

Babası adına Mehmet demişti. Arkadaşları ona Memoo derler. Çok arkadaşı yok Memonun. Olanlar hep turistlere yer gösterme işinden.

Bugün Dar sokaklı mahallelerde kovalamaca yaşadı zabıta ile. Zabıta memurları turistlere yapışan çocuklarla ne kadar baş edebilir ki? Arkalarını döndüklerinde yine rehberlik yapmaya devam edecek memo, Arka sokaktan dolaşır yine aynı yere gelir.

Bugün memo salih ile hiç karşılaşmadı. Salih Memo’nun kankası. O da turistlere yer gösterir, Bazen kazandıklarını paylaşırlar.

Ben Mardinliyem der Memo, Okula gitmez, gidemez. Onun yeri sokaklardır.

Bir de mahallede abileri var. Yol yordam gösterirler ama bazen de fena döverler Memo’yu. Memo da büyük olsa onlara gösterecek Dünya’nın kaç bucak olduğunu onlara…

Mardinli çocuk Memo yine çarşıda işte bir ingiliz turiste yapışmış. En çok para yabancılarda var. Bazen iyi bahşiş verirler bir haftalık yevmiye çıkar. İngilizceyi de iyi öğrenir memo. Whats your name demeyi de bilir. My name is Memo der.

İngiliz no, no no diyor. Bizimki bırakmaz.

En sonunda adamın yakasını bırakıyor. Ama onun gibi en az 6 çocuk İngiliz çiftin peşinde. İngiliz’i geldiğine pişman ediyorlar. İngiliz kolay para olarak görüldüğü bir habitatta olmanın bedelini ödüyor. Paçayı bugün de zor kurtardı.

Akşam oluyor. Memo kahveye babasına uğrayacak. Üç beş kuruş bahşiş kazandı. Ahh o İngiliz’i de kerizleyecekti ki esas o zaman bayram yapacaktı.. Neyse babasının sigara parasını çıkarmayı başardı.

İşte Memocan için bir gün daha böyle geçti.

Ben Mardinliyem dedi günün sonunda.

18/Kasım/2019 Ankara.

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Stephen King’in Bay Mercedes’i…

Stephen King’in Bay Mercedes’ini okuyorum bir süredir. Yazar bu sefer epey polisiye bir kitap yazmışa benziyor. Bana alıştığım ve sevdiğim King lezzetinden biraz farklı geldi bu kitap açıkçası. Kitabın Kim Bulduysa onundur adlı bir de ikinci kitabı var. Bu da kütüphanemde beklemede.

Yazı kategorisi: Genel, Kitap, Şehir ve ben...

Ankara Kitap Fuarı…

Sevgili Ablamla beraber Ato Congresium’a Ankara Kitap Fuarı’na gittik. Fuara epey ilgi vardı. Girişte yüzlerce kişilik kuyruklar oluşuyordu. Ayrıca birçok yayınevi stand açarak kitaplarını tanıtıyordu. Çok hoş bir etkinlik. Bir Ankara sakini olarak böyle bir etkinliğe katılmaktan mutlu oldum. Fuardan birkaç kitap da aldım. Malesef kitaplar pek ucuz değil. Olsun. Kitaba verdiğim paraya hiç acımam ben. İşte fuar ganimeti yeni kitaplarım:

Yazı kategorisi: Genel, Kitap

Stephen King Okumak…

Şu anda Stephen King’in Oğlu ile beraber yazdığı Uyuyan Güzeller Kitabını okuyorum. Stephen King okumak her zaman heyecanlı ve hızlıdır. Bazı kimseler onun yapıtları gibileri küçümsüyor. Oysa çok geniş bir hayal gücüyle yazılmış edebi eserler olduğunu düşünüyorum. Yazarın Yazma Sanatı adlı kitabını da okudum. Kesinlikle sıkı okuyuculara hem King kitaplarını hem de Yazma Sanatı kitabını öneririm. Ben King’i kendi okuma serüvenim henüz ortaokul sıralarında başlarken tanımıştım. İyi ki de tanımışım diyorum.

Kalın Sağlıcakla…

Not:Uyuyan Güzeller’de 500. sayfayı geçtim…